Gazeteci Yazar ve Şair Yavuz Bülent Bâkiler’in Hayatı ve Eserleri

YAVUZ BÜLENT BÂKİLER’İN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

1936′da Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Bir ara Ankara Televizyonu ve Ankara Radyosu’nda çalıştı. Kültür Bakanlığı müsteşar yardımcısı olarak görevlendirildi. Hisar dergisi şairleri arasında yer aldı. Geleneksel şiirimizin öz ve şekil özelliklerini kendi şiir potasında eriterek kişiliğine kavuştu. Şiirlerinde, Anadolu’ya, Anadolu insanına eğilmiş, onların sorunlarını yapıcı bir tavırla dile getirmiştir. Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu vardır. Milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır. Bu tarafı ile, Arif Nihat Asya’nın milli havası, mistik şiirine yakın görünmektedir. Halen Tercüman Gazetesinde köşe yazıları yazmaktadır.

YAVUZ BÜLENT BÂKİLER’İN ESERLERİ

Şiir
Yalnızlık, (1962)
Duvak, (1971)
Seninle, (1986)
Harman, (2000)

Gezi
Üsküp’ten Kosova’ya
Türkistan Türkistan

İnceleme
Şiirimizde Ana
Sivas’a Şiir
Âşık Veysel
Elçibey
Mehmet Akif’te Çağdaş Türkiye İdeali
Sözün Doğrusu 1-2
Sevgi Mektupları
Gidenlerin Ardından
Arif Nihat Asya İhtişamı

 

Genel | 0 Comments

   



Yazar ve Şair Yaşar Nabi Nayır’ın Hayatı ve Eserleri

YAŞAR NABİ NAYIR’IN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

25 Aralık 1908′de Üsküp’te doğdu, 15 Mart 1981′de İstanbul’da öldü. 1929′da Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Bir dönem bankacılık yaptı. Ulus gazetesinde, Türk Dil Kurumu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda çalıştı. İlk sayısını 15 Temuz 1933′te çıkardığı Varlık Dergisi’ni yayınlamaya başladı. 1946 yılında bakanlıktaki görevinden istifa edip Varlık Yayınevi’ni kurdu. Ölümüne değin de Varlık Yayınevi’ni yönetti. Sanat yaşamının ilk döneminde şiirle uğraştı. Yedi Meşale Topluluğu’nun kurucuları arasında yer aldı. Sonraları öykü, roman, oyun ve deneme türünde de ürünler verdi. Çok sayıda çevirisi var. Ancak asıl önemli yönü, 48 yıl hiç aksatmadan yayınladığı Varlık Dergisi’dir. Hâlâ yayınlanan Varlık Dergisi, Türk edebiyatına büyük katkı sağladı, birçok yeni yazar kazandırdı.

YAŞAR NABİ NAYIR’IN ESERLERİ

ŞİİR
Kahramanlar (1929)
Onar Mısra (1932)
Kahramanlar (1970, toplu şiirleri)

ROMAN
Bir Kadın Söylüyor (1931)
Adem ile Havva (1932)

ÖYKÜ
Bu da Bir Hikayedir (1935)
Sevi Çıkmazı (1935)

OYUN
Mete (1933)
İnkılap Çocukları (1933)
Beş Devir (1933)
Köyün Namusu (1933)

İNCELEME-DENEME
Balkanlar ve Türklük (1936)
Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri (1937)
Nereye Gidiyoruz (1948)
Yıllar Boyunca (1959)
Atatürkçülük Nedir (1963)
Atatürk Yolu (1966)
Edebiyat Dünyamız (1971)
Değişen Dünyamız (1973)
Çağımıza Ters Düşenler (1975)

ÖDÜLLERİ

1979 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü, Türk edebiyatına büyük katkıları nedeniyle

 

Genel | 0 Comments

   



Ünlü Yazar Yaşar Kemal’in Hayatı ve Eserleri

YAŞAR KEMAL’İN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

(d. Kemal Sadık Gökçeli, 1923; Gökçedam, Osmaniye), Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. 1922′de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. Asıl ismi “Kemal Sadık Göğceli”. 5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi. Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan “Görüşler Dergisi”nde yayınlandı. Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı. 1950′de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951′de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962′de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1963′ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1973′te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı, 1973-1974′te genel başkanlığını yaptı. 1952′de ilk kitabı “Sarı Sıcak” yayınlandı. Bu bir öykü kitabıydı. İlk romanı “İnce Memed” 1955′te yayınlandı. 1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu “Dağın Öte Yüzü” üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise “Akçasaz’ın Ağaları” ismiyle bir dizidir. Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da “Kimsecik” isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatır. Yapıtlarında Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

YAŞAR KEMAL’İN ESERLERİ

Öykü
Sarı Sıcak, İst.: Varlık, 1952,

Roman
İnce Memed Serisi
İnce Memed I,1955, İst
İnce Memed II, 1969, İst
İnce Memed III, 1984, İst
İnce Memed IV, 1987, İst

Bir Ada Hikayesi Serisi
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, İst.: Adam, 1997,
Karıncanın Su İçtiği, İst.: Adam, 2002,
Tanyeri Horozları, İst.: Adam, 2002,

Dağın Öte Yüzü Serisi
Ortadirek, İst.: Remzi, 1960,
Yer Demir Gök Bakır, İst.: Güven, 1963,
Ölmez Otu, İst.: Ant, 1968,

Akçasazın Ağaları Serisi
Demirciler Çarşısı Cinayeti, İst.: Cem, 1974
Yusufçuk Yusuf, İst.: Cem, 1975

Kimsecik Serisi
Yağmurcuk Kuşu, İst.: Toros, 1980
Kale Kapısı, İst.: Toros, 1985
Kanın Sesi, İst.: Toros, 1991

Efsane Derlemeleri-Romanlar
Üç Anadolu Efsanesi, İst.: Ararat, 1967,
Ağrıdağı Efsanesi, İst.: Cem, 1970,
Binboğalar Efsanesi, İst.: Cem, 1971,
Çakırcalı Efe, İst.: Ararat, 1972,

Diğer Romanları
Algözüm Seyreyle Salih, İst.: Cem, 1976,
Yılanı Öldürseler, İst.: Cem, 1976,
Kuşlar da Gitti, İst.: Milliyet, 1978,
Deniz Küstü, İst.: Milliyet, 1978,

Röportaj
Allahın Askerleri, 1978, İst.: Milliyet Yayınları,
Yanan Ormanlarda 50 Gün, İst.: Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955,
Çukurova Yana Yana, İst.: Yeditepe, 1955
Peribacaları, İst.: Varlık, 1957,
Bu Diyar Baştan Başa, İst.: Cem, 1971,
Bir Bulut Kaynıyor, İst.: Cem, 1974,
Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor,.

Deneme-Derleme
Ağıtlar, Adana: Halkevi, 1943
Taş Çatlasa, İst.: Ataç, 1961
Baldaki Tuz, (1959-74 gazete yazıları) İst.: Cem, 1974, Gökyüzü Mavi Kaldı, (halk edebiyatından seçmeler, S. Eyüboğlu ile)
Ağacın Çürüğü: Yazılar-Konuşmalar, (der. Alpay Kabacalı) İst.: Milliyet, 1980,
Yayımlanmamış 10 Ağıt, İst.: Anadolu Sanat, 1985
Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri, (haz. Alpay Kabacalı) İst.: Yapı Kredi, 1997
Ustadır Arı, İst.: Can, 1995,
Zulmün Artsın, İst.: Can, 1995.

Çocuk romanı
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, İst.: Cem, 1977

Çeviri
Ayışığı Kuyumcuları (A. Vidalie; Thilda Kemal ile), İst.: Adam, 1977

ÖDÜLLERİ

1955 Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı (“Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” adlı röportaj dizisi ile)
1956 Varlık Roman Armağanı (İnce Memed ile)
1966 İlhan İskender Armağanı (Teneke’den aynı adla uyarlanan oyunu ile)
1966 Uluslararası Nancy Tiyatro Festivali Birincilik Ödülü (“Teneke” oyunu ile)
1974 Madaralı Roman Armağanı (Demirciler Çarşısı Cinayeti ile)
1977 Fransa Eleştirmenler Sendikası En İyi Yabancı Roman Ödülü (Yer Demir Gök Bakır ile)
1978 Fransa’da En İyi Yabancı Kitap Ödülü (Ölmez Otu ile)
1979 Fransa “Büyük Jüri” En İyi Kitap Ödülü (Binboğalar Efsanesi ile)
1982 Uluslararası Cino Del Duca Ödülü
1984 Fransız Legion d’Honneur Ödülü Commandeur payesi
1984 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
1985 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
1986 Orhan Kemal Roman Ödülü (Kale Kapısı ile)
1988 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
1988 Fransa Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres Nişanı
1991 Fransa Strasbourg Üniversitesi Onur Doktorası
1992 11. TÜYAP Kitap Fuarı Onur Yazarı
1992 Antalya Akdeniz Üniversitesi Onur Doktorası
1993 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
1994 Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Armağanı
1995 Morgenavissen Jylaand-Pösten Ödülü (Danimarka)
1996 Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce Özgürlüğü Ödülü
1996 Kanın Sesi ile Akdeniz Yabancı Kitap Ödülü (Perpignan, Fransa)
1996 VIII Katalunya Uluslararası Ödülü (Barcelona, İspanya)
1996 Lillian Hellman/Dashiell Hammett Baskıya Karşı Cesaret Ödülü, İnsan Hakları İhlallerini İzleme Örgütü, New York
1997 Toplu eserleri için Premio Internazionale Nonino Ödülü, İtalya
1997 Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü (Uppsala, İsveç)
1997 Norveç Yazarlar Birliği ödülü, Wole Soyinka ile ortak
1997 Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncalar Birliği Ödülü
1998 Frei Üniversitesi Berlin Fahri Doktora
1998 Bordeaux Yayıncılar Birliği Yabancı Edebiyat Ödülü
2002 Bilkent Üniversitesi Fahri Doktora
2003 Z. Homerus Şiir Ödülü
2003 Savanos Ödülü (Selanik)
2003 Türkiye Yayıncılar Birliği Yayıncılık Emek Ödülü.
2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük ödülü

 

Genel | 0 Comments

   



Gazeteci Yazar Yalvaç Ural’ın Hayatı ve Eserleri

YALVAÇ URAL’IN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

Türk gazeteci, yazar. Özellikle çocuk edebiyatı alanında eserlervermiştir. 1945 yılında Konya’da memur bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi ilkokul öğretmeni, babası ise Toprak Mahsulleri Ofisi’nde eksper müdürü idi. Öğrenimini Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinde sürdürdü. Kabataş Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini İstanbul’da Atatürk Erkek Lisesi’nde tamamladı. Lise yıllarında müzik ve edebiyata ilgi duydu.

Yalvaç Ural, liseden sonra gazeteciliği meslek olarak seçti ve Milliyet Gazetesi’nde editör olarak çalışmaya başladı. Gazetecilik yaşamı çok sayıda farklı yayınevi ve gazetede sürdü. 23 yılda 25 çocuk dergisi yayımladı. Yurtdışında yayımlanan Türkçe dergilere katkıda bulundu. Yalvaç Ural’ın “Gölcüğü Küçük Avcılar” adlı öyküsü İngilizce’ye çevrilerek, 1996 yılında Oxford University Press tarafından ortaöğretim çocukları için hazırlanan “Dört Türk Öykücüsü” adlı kitapta yer aldı. Yalvaç Ural’ın Feridun Oral ile birlikte hazırladıkları “Korkuluğun Kalbi” kitabının ilk baskısı Avusturya’da Almanca olarak basıldı. Bir yılda iki baskı yapan kitap Avusturya’nın komşu ülkesi Almanya’da 1995′te en çok satan kitaplarından biri oldu.

Yalvaç Ural’ın Sihirli Pabuçlar kitabı ilk kez, minik bir kitap olarak basıldı. Daha sonra Hollanda Televizyonu “Nederlandse Omroep Stichting” bu kitabı çok sevdi ki Sihirli Pabuçlar’ı Yalvaç Ural’a 10 bölümlük, bilgisayar anmisayonla yapılmış, bir TV Çizgi Film Dizisi yaptırdı. Sihirli Pabuçlar, TRT tarafından da 27 bölümlük Çizgi Film olarak Denge Animasyon’a hazırlatıldı. 2 yıl bu çizgi film gösterimde kaldı. Ayrıca yine TRT aracılığıyla İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya Televizyonlarına satılan Sihirli Pabuçlar, Almanya’da ise korsan kaset olarak piyasaya çıktı. Sihirli Pabuçlar’ın yanında Evliya Çelebi’nin Gezileri – Az Gittik Uz Gittik, Tekir Noktalama İşaretlerini Öğretiyor gibi diğer Yalvaç Ural eserlerinin animasyon dizileri hazırlandı.

1996 yılında Yalvaç Ural’ın Müzik Satan Çocuklar (Çingenece: Gili basi i violina) adlı öyküsü Çingenece olarak basıldı. Ve bu kitap dünyada ilk kez Çingenece basılan çocuk kitabı özelliğine sahiptir. Bu kitap Makedonya’da yine Yalvaç Ural’ın La Fonten Orman Mahkemesinde adlı öyküsü ile birleştirilip tek kitap haline getirildi. Makedonya’daki okullarda “Müzik Satan Çocuklar” kitabı, yardımcı ders kitabı olarak okutulmaya başlandı. Yalvaç Ural’ın Gözü Boynuz ile İzi Yaldız kitabı Makedonya’da ve Macaristan’da da basıldı. Yalvaç Ural’ın şiirleri Yunanca’ya da çevrildi.

Sarı Trampet adı ile bir çocuk dergisi yayımlayan Yalvaç Ural, bu isim altında çocuklar için bir televizyon programı hazırlamış ve Milliyet gazetesindeki köşesine de bu ismi seçmiştir.

65 çocuk kitabı yayımlayan Yalvaç Ural, yetişkinler için dört kitap ve bir şiir kitabı yayımlamıştır.

Çocuk edebiyatındaki çalışmaları ile yurtdışında da ünlenen Yalvaç Ural, Hollanda’daki 5. Uluslararası Çocuk şiir Festivali’nde, “Armonikanın Şairi”, “Dünya Çocuk şiirinin şampiyonu” diye adlandırılmıştır…

ÖDÜLLERİ

1979 – 2. Uluslararası Çocuk Kitapları Fuarı birincilik ödülü
1980 – Milliyet Sanat Dergisi Oyun Ödülü
1983 – Türk-Yunan Dostluğu, Abdi İpekçi Şiir Başarı Ödülü
1986 – Polonya Gülümseme Nişanı
1992 – Çocuk Vakfı Ödülü
1996 – TÖMER Yılın En İyi 10 yazarı ödülü

Genel | 0 Comments

   



Ünlü Yazar ve Şair Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Hayatı ve Eserleri

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NUN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

27 Mart 1889′da Kahire’de doğdu, 13 Aralık 1974′te Ankara’da öldü. Yazar, diplomat, politikacı. Karaosmanoğulları’ndan Abdülkadir Bey ile İkbal Hanım’ın oğlu. Yazar Burhan Asaf Belge’nin eniştesi. Yazar Murat Belge’nin eniştesi. İlköğrenimine ailesiyle birlikte 6 yaşındayken gittiği Manisa’da başladı. 1903′te İzmir İdadisi’ne girdi. Ömer Seyfettin, Şahabeddin Süleyman ve Baha Tevfik ile burada tanıştı. Babasının ölümünden sonra 1905′te annesiyle birlikte Mısır’a gitti. Öğrenimini İskenderiye’deki bir Fransız okulunda tamamladı. 2′nci Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre önce İstanbul’da geldi. 1908′de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirmedi. 1909′da Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Muhit, Şiir ve Tefekkür, Servet-i Fünun, Rübab, Türk Yurdu, Peyam-ı Edebi, Yeni Mecmua, İkdam gibi dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı. 1916′da tedavi olmak için gittiği İsviçre’de üç yıl kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’nı destekledi. 1921′de Ankara’ya çağrıldı. “Tetkik-i Mezalim” komisyonundaki görevi nedeniyle Kütahya, Simav, Gediz, Sakarya yörelerini dolaştı. Cumhuriyet’in ilanından sonra 1923′te Mardin, 1931′de Manisa milletvekili oldu. Burhan Asaf Belge’nin kızkardaşi Leman Hanım’la evlendi. 1932′de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte “Kadro” dergisini kurdu. 1934′te dergi kapatıldı. Tiran elçiliğine atandı. 1935′te Prag, 1939′da La Hay, 1942′de Bern, 1949′da Tahran ve 1951′de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960′tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptı. Anadolu Ajansı’nın Yönetim Kurulu Başkanı’ydı. Ölümünden sonra Beşiktaş’ta Yahya Efendi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Çocukluktan başlayarak babasının zengin kütüphanesinden yararlanıp okuma zevki edindi. Mısır’daki günlerinde bu zevki geliştirdi. Yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler’in “sanat kişiseldir” görüşünü paylaştığı ve “sanat için sanat” yaptığı bu ilk döneminde “Nirvana” adlı bir oyun, makaleler, denemeler, şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin içinde bulunduğu zor koşullar, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Sanatın toplumsal işlevine de ağırlık vermeye başladı. Bu ikinci dönem eserlerinde önce Ömer Seyfettin ve arkadaşlarının dilde yenileşme çabalarına karşı çıktı. Sonra Ziya Gökalp’in de etkisiyle Yeni Lisan ve Milli Edebiyat akımını benimsedi. Daha çok romancı yönüyle ön plana çıktı. Bu türün edebiyatımızdaki önemli temsilcilerinden biri oldu. Yazarlık yaşamı boyunca Batı edebiyatı özelliklerine de sıkı sıkıya bağlı kaldı. Balzac, Flaubert ve Zola’dan etkilendi.

Eserlerinde belli tarihsel dönemleri ele aldı.

Kiralık Konak: I. Dünya Savaşı öncesinin,
Hüküm Gecesi: II. Meşrutiyet’in,
Sodom ve Gomore: Mütareke döneminin,
Yaban:Kurtuluş Savaşı yıllarının,
Ankara :Cumhuriyet’in ilk on yılının,
Bir Sürgün: 2′nci Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır.
Panorama: 1923-1952 yıllarını kapsar.

1955′ten sonra da anıları dışında kitap yazmadı. Romanları arasında en ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban’dır. İlk romanı Nur Baba, 1922′de kitap olarak basılmadan önce gazetede yayınlandı.

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NUN ESERLERİ

ROMAN
Kiralık Konak (1922)
Nur Baba (1922)
Hüküm Gecesi (1927)
Sodom ve Gomore (1928)
Yaban (1932)
Ankara (1934)
Bir Sürgün (1937) Panaroma (2 cilt, 1953)
Hep O Şarkı (1956)

ÖYKÜ
Bir Serencam (1914)
Rahmet (1923)
Milli Savaş Hikâyeleri (1947)

ŞİİR
Erenlerin Bağından (1922)
Okun Ucundan (1940)

OYUN
Nirvana (1909)

ANI
Zoraki Diplomat (1955)
Anamın Kitabı (1957)
Vatan Yolunda (1958)
Politikada 45 Yıl (1968)
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları (1969)

MONOGRAFİ
Ahmet Haşim (1934)
Atatürk (1946)

MAKALE
İzmir’den Bursa’ya (1922, Halide Edip, Falih Rıfkı Atay ve Mehmet Asım Us ile birlikte)
Kadınlık ve Kadınlarımız (1923)
Seçme Yazılar (1928)
Ergenekon (iki cilt, 1929)
Alp Dağları’ndan ve Miss Chalfrin’in Albümünden (1942)

 

 

Genel | 0 Comments

   



Ünlü Yazar ve Şair Yahya Kemal Beyatlı’nın Hayatı ve Eserleri

YAHYA KEMAL BEYATLI’NIN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

2 Aralık 1884′te Üsküp’te doğdu. 1 Kasım 1958′de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Ahmed Agâh. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey’in oğlu. Annesi Nakiye Hanım ise şair Lefkoşalı Galib’in yeğeni. Çocukluk yılları Üsküp’teki şiirlerine de yansıyan Rakofça çiftliğinde geçti. İlköğrenimini özel Mekteb-i Edep’te tamamladı. 1892′de Üsküp İdadisi’ne girdi. Bir yandan da İshak Bey Camii Medresesi’nde Arapça ve Farsça dersleri aldı. 1897′de ailesi Selanik’e taşındı. Annesinin ölmesi, babasının tekrar evlenmesi yüzünden aile içinde çıkan sorunlar nedeniyle Üsküp’e döndü. Tekrar Selanik’e gönderildi. 1902′de İstanbul’a geldi. Vefa İdadisi’ne (lise) devam etti. Jön Türk olma hevesiyle 1903′te Paris’e kaçtı. Bir yıl kadar Meaux okuluna devam edip Fransızca bilgisini geliştirdi. 1904′te siyasal bigiler yüksek okuluna girdi. Jön Türkler’le ilişki kurdu. Ahmet Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Şahabettin gibi dönemin ünlü kişilerini tanıdı. Şefik Hüsnü ve Abdülhak Şinasi Hisar’la arkadaşlık kurdu. 1912′de İstanbul’a döndü.

1913′te Darüşşafaka’da edebiyat ve tarih öğretmenliği yaptı. Medresetü’l-Vaizin’de uygarlık tarihi dersi verdi. Mütarekeden sonra Âti, İleri, Tevhid-i Efkâr, Hakimiyet-i Milliye dergilerinde yazılar yazdı. Arkadaşlarıyla “Dergâh” dergisini kurdu. Yazılarıyla Milli Mücadele’yi destekledi. 1922′de barış anlaşması için Lozan’a giden kurulda danışman olarak yer aldı. 1923′te Urfa milletvekili oldu. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra Varşova ve Madrid’de ortaelçisi olarak görevlendirildi. Daha sonra sırasıyla Yozgat, Tekirdağ, 1943-1946′da da İstanbul milletvekili oldu. Halkevleri Sanat Danışmanlığı yaptı. 1949′da Pakistan Büyükelçisi iken emekli oldu. Yaşamının son yıllarını İstanbul’da Park Otel’de geçirdi. Tutulduğu müzmin barsak kanamasının tedavisi için 1957′de Paris’e gitti. Bir yıl sonra Cerrahpaşa Hastanesi’nde aynı hastalık nedeniyle öldü.

Selanik yıllarında “Esrar” takma adıyla şiir yazmaya başladı. İstanbul’da Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in şiirleriyle tanıştı. İrtika ve Mâlumât dergilerinde “Agâh Kemal” takma adıyla Servet-i Fünun’u destekleyen şiirler yazdı. Paris’te Fransız simgecilerinin şiirlerine yakınlık duydu. Fransız şiiriyle kurduğu yakınlık, Türk şiirine faklı bir açıyla bakmasını sağladı. Türk şiiri ve Türkçe söz sanatlarını inceledi. “Mısra haysiyetimdir” sözüyle şiirde dizenin bir iç uyumla, musiki cümlesi halinde kusursuzlaştırılması gerektiğini anlatır. Şiirleriyle olduğu kadar şiirle ilgili görüşleriyle de büyük yankı uyandırdı. Ona göre divan şiiri “yığma” bir şiirdi. Parçacılık ve belirsizlik üzerine kuruluydu. Tanzimat şairleri bu şiiri birleştirme çabalarında yetersiz kalmıştı. Servet-i Fünun’cular yapay ve yapmacık bir dille yetinerek öze inememişlerdi. Oysa sanatçı kendi ulusunun dilini bulmalıydı. Batı’dan edindiği yüksek beğeniyle, Batı şiirine öykünmeyen yerli bir şiire yöneldi. Biçime ağırlık tanıdı. Esinlenmenin yerine dil işçiliğini getirdi. Arka planında bir tarih bulunan şiirlerinde imgeye de yer vermedi. Dize çalışmasındaki titizliği “az ve güç yazıyor” izlenimi uyandırdı. Yaşadığı sürede hiç kitap yayınlamaması da bu izlenimi pekiştirdi. Karşıtları tarafından “esersiz şair” olarak adlandırıldı. Hemen her kesimden eleştiriler aldı.

1918′de Yeni Mecmua’da yayınlanan ürünleriyle büyük ilgi uyandırdı. Daha sonra Edebi Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci, Dergah gibi dergilerdeki şiirleriyle kendini yol gösterici olarak kabul ettirdi. Ölümünden sonra yayınlanan eserleri iki bölüm halinde değerlendirilir. “Kendi Gök Kubbemiz” ve “Eski Şiirin Rüzgarıyla.” Bu iki eser Yahya Kemal’in baş yapıtlarını bir araya getirir. “Eski Şiirin Rüzgarıyla”daki şiirlerden “Açık Deniz”, “Itrî”, Erenköyü’nde Bahar”, “Nazar”, “Ses”, “Çin Kâsesi”, “Deniz Türküsü” şairin çok özel ürünleridir. Daha çok Nedîm’den yola çıktığı bu şiirlerde, günlük yaşamın parıltısını elden çıkardığı, dekadan bir girişimin aşırı incelikleri ve dil yabancılaşmasıyla bir tür resim sanatına yöneldiği görülür. “Kendi Gök Kubbemiz”deki şiirlerde ise temelde bir “aşk” ve “İstanbul” şairi olarak görünür. “Vuslat” şiiriyle erotik temaları örselemeden şiire getirir. Bir yandan da tarih tutusuyla dinci ve milliyetçi bir görünüm kazanmaya başlar. “Süleymaniye’de Bayram Sabahı”, “Ziyaret”, “Atik Valide’den İnen Sokakta” gibi şiirleri bu durumun örnekleridir. Düzyazıları “Peyam” gazetesinde yayınlanan yazılarıyla, “Çamlar Altında Sohbetler”den oluşur. Bu yazılardan bazıları “Süleyman Sadi” ya da “S.S” imzasını taşır. Ayrıca Büyük Mecmua ve Dergah’ta söyleşiler yaptı, eleştiriler yazdı, bunları Hakimiyet-i Milliye gazetesinde sürdürdü. Bitmemiş şiirlerinin bir bölümü 1976′da “Bitmemiş Şiirler” adıyla yayınlandı.

YAHYA KEMAL BEYATLI’NIN ESERLERİ

ŞİİR
Kendi Gök Kubbemiz (1961)
Eski Şiirin Rüzgârıyla (1962)
Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963)
Bitmemiş Şiirler (1976)

DÜZYAZI
Aziz İstanbul (1964)
Eğil Dağlar (1966)
Siyasi Hikayeler (1968)
Siyasi ve Edebi Portreler (1968)
Edebiyata Dair (1971)
Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973)
Tarih Musahabeleri (1975)
Mektuplar-Makaleler (1977)

Genel | 0 Comments

   



İrlandalı Yazar William Trevor Hayatı ve Eserleri

WILLIAM TREVOR HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

28 Ekim 1928′de İrlanda’nın küçük bir kasabasında, Mitchelstown’da doğdu. 1946 yılında Trinity College’den mezun oldu.

 Yazarlığa başlamadan önce heykeltıraş olarak çalıştı. Öykü ve romanlarıyla kısa sürede ünlendi.

İlk romanı “A Standard of Behaviour” 1958′de yayınlandı. Bundan 6 yıl sonra ise “The Old Boys” yayınlandı.

Romanları, kısa öyküleri, tiyatro, radyo ve TV oyunlarıyla sayısız ödül kazandı. Bunların arasında Whitbread ve Hawthornden Ödülleri’yle Best Books 1998 Ödülü sayılabilir.

Halen İngiltere’nin Devon kasabasında eşiyle bilikte yaşıyor.

WILLIAM TREVOR ESERLERİ

After Rain,

Death in Summer,

Reading Turgenev,

My House in Umbria.

Genel | 0 Comments

   



Amerikalı Yazar William Faulkner Hayatı ve Eserleri

WILLIAM FAULKNER HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

William Cuthbert Faulkner (d. 25 Eylül 1897 – ö. 6 Temmuz 1962) Nobel ödüllü, ABD’li yazar. Amerikan Modernist yazarların babası sayılan Faulkner, rakip gördüğü Ernest Hemingway’den farklı olarak, uzun ve karmaşık anlatımları benimsemiştir. Uyguladığı teknikler arasında bilinç akışı tekniği ve çoğul anlatı (multiple narration) teknikleri bulunur. 1930′larda Avrupa’daki deneysel geleneği izleyen ilk Amerikan yazarıdır.

25 Eylül 1897′de Mississippi’de doğan Faulkner, buradaki Güney geleneğinden oldukça etkilendiği bir çocukluk geçirdi. Daha sonra hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Oxford’daki Lafayette kasabasına taşındılar. Eserlerinde bahsettiği “Jefferson” Oxford’u, “Yoknapatawpha kasabası” ise Lafayette’i temsil eder. Büyük-büyük babası William Clark Falkner Konfederasyon ordusunda görev yapmış, tren yolu yaptırmış ve adını Tippah kasabası yakınındaki Falkner şehrine verdirmiş Mississippi’nin önemli karakterlerinden biridir. Aile soyadları Falkner olmasına rağmen, büyük ihtimalle görevli memurun hatası sonucu Faulkner olmuştur. Liseyi terkettikten sonra bir işte tutunamayıp “wastrel” (defolu mal) olarak anılmaya başlanmıştır. 1918′de, iki ailenin Faulkner’ın ev geçindiremeyeceğine karar verip ayırdıkları nişanlısı Estella Oldham’ın zengin ve yaşlıca olan Cornell Franklin’le evlenip Çin’e yerleşmesiyle büyük bir üzüntü yaşamış ve Yale öğrencisi olan Oxford’dan arkadaşı Phil Stone’un yanına, New Haven’a gitmiştir. Burada kâtiplik yapmış, Phil Stone’un onun için hazırladığı okuma programıyla klasikleri ve çağdaş yazarları okumuş, bu sayede Melville, Cervantes, Dostoyevski ve Conrad’ın eserlerine büyük hayranlığı oluşmuştur.

Daha sonra Toronto’da yardımcı pilotluk yapıp Oxford’a geri dönen yazar bu sefer Mississippi Üniversitesi’ne girmiş, burada “Marionettes” adlı bir grup kurup aynı adı taşıyan bir oyun yazmaya çalışmış fakat başaramamış ve 1921′de okulu bırakıp New York’a gitmiştir. Burada bir kitapçıda çalışmış ve Sheerwood Anderson’ın ileride eşi olacak olan Elizabeth Prall’la tanışıp arkadaşlık kurmuştur. Aynı yılın Aralık ayında Oxford’a geri dönmüş ve bu sefer de üniversitede postane müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. 1924′de The Marble Faun(Mermer Tanrıça) adlı şiir kitabını basmıştır.

1925′de New Orleans’a gidip arkadaşı olan Elizabeth Prall sayesinde Sherwood Anderson’ın “çırağı” olmuş ve onun yönlendirmeleriyle Birinci Dünya Savaşı sonunda entellektüellerde ve toplumda görülen sıkıntı ve büyük üzüntüyü benimseyip, yine Anderson’ın yönlendirmesiyle 1926′da Soldier’s Pay’i yazmıştır.

1929′a dek olan yazılarında şeytani özellikler taşıyan karanlık kötü kadın karakterler görülürken, 1928′de Estella’nın boşanıp dönmesi ve William Faulkner’ın onunla evlenmesiyle bu kadın modeli değişmiştir. 1929′da Sartoris’i yazmıştır. Bu eserinin önemli özelliği, Faulkner’ın ünlü Yoknapatawpha kasabası sembolünü ilk kullandığı kitabı olmasıdır. Aynı yıl ünlü eseri The Sound and the Fury’yi (Ses ve Öfke) yazmış ve büyük bir başarı kazanmıştır. 1930′da ise As I Lay Dying’de (Döşeğimde Ölürken) 40 mil ötedeki Jefferson’a gömülmek istediğini söyleyen Addie Bundren’in cenazesinin ailesi tarafında buraya götürülmesi anlatılır.

Paraya sıkıştığı bir dönemde, sırf satış yapması için 1931′de yayımlanan Sanctuary’yi (Kutsal Sığınak) yazar fakat beklediği kadar büyük satışı sağlayamaz. Daha sonra devam eden maddi sıkıntıları yüzünden ara ara Hollywood’da senaryo yazarlığı yapar. 1932′de ise Light in August’u (Ağustos Işığı) yazar. Bu eserde, Lena Grave, Joe Christmas ve Peder Hightower’ın geçmişe saptantılı hikâyeleri bir çok anlatıcı kullanılarak anlatılır. 1936′da Absalom! Absalom!’u yazar.

Faulkner eserlerinde genel olarak Güney kültürünün çöküşü ve bozuluşunu, ve aile sevgisi ve gururunun yok oluşunu ele alır.

1949 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıktan sonra, 1955′de Pulitzer Ödülü’nü alan Faulkner, 1962′de bir kalp krizi sonucu ölmüştür.

WILLIAM FAULKNER ESERLERİ

Soldier’s Pay (1926)

Aşk ve Ölüm, çev. Vahdet Gültekin, Güven Yayınevi, 1968.
Sartoris (1929 / 1973)

Sartoris, çev. Gülten Yener, İstanbul: Can, 1985.
The Sound and the Fury (1929)

Ses ve Öfke, çev. Rasih Güran, İstanbul: Remzi, 1965.
As I Lay Dying (1930)

Döşeğimde Ölürken, çev. Murat Belge, İstanbul: De, 1965.
Red Leaves (1930)

Kırmızı Yapraklar, çev. Ülkü Tamer, İstanbul: Ataç Kitabevi, 1959.
Dr. Martino (1931)

Doktor Martino, çev. Bilge Karasu, İstanbul: Yenilik, 1956.
That Evening Sun (1931)

O Akşam Güneşi, çev. Hamdi Koç, İstanbul: YKY, 1993.
Sanctuary (1932)

Lekeli Günler, çev. Özay Sunar, İstanbul: Altın Kitaplar, 1967.
Kutsal Sığınak, çev. Ender Gürol, İstanbul: Cem, 2000.
Light in August (1932)

Ağustos Işığı, çev. Murat Belge, İstanbul: Cem, 1968.
Absalom, Absalom! (1936)

Abşalom, Abşalom!, çev. Aslı Biçen, İstanbul: YKY, 2000.
The Hamlet (1940)

Köy, çev. Deniz Ilgaz, İstanbul: YKY, 2004.
Go Down, Moses (1942)

Kurtar Halkımı Musa, çev. Necla Aytür, İstanbul: YKY, 2002.
The Bear (1942)

Ayı, çev. Murat Belge, İstanbul: De, 1967.
Knight’s Gambit (1949)

Duman, çev. Talât Sait Halman, İstanbul, Varlık Yayınları, 1952.
Mayday (1977)

Bir Mayıs Günü, çev. Semih Aközlü, İstanbul: Ara, 1989.

Sanctuary’ (1931)

Tapınak,çev.Necla Aytür, İstanbul: YKY, 2007.

Genel | 0 Comments

   



Yazar Vüs’at O. Bener’in Hayatı ve Eserleri

VÜS’AT O. BENER’İN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

Vüs’at O. Bener 1922′de Samsun’da doğdu. İlkokulu Erzincan’da, ortaokulu Sivas’ta okudu; Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu’ndan sonra 1953′e kadar orduda görev yaptı. 1957′de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kamu kuruluşlarında çalıştı; 1992′de emekli oldu.

1950′de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri öykü yarışmasına katıldı; “Dost” adlı öyküsüyle dikkat çekti. Seçilmiş Hikâyeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayımladığı öykülerle tanındı. Öykülerinden “Dost” Fransızcaya, “Batak” Almancaya, “İlki” İngilizceye çevrildi. Hakkında, Vüs’at O. Bener: “Bir Tuhaf Yalvaç” (Norgunk, 2004) adlı bir kitap yayımlandı.

1 Haziran 2005 tarihinde hayata veda etti.

VÜS’AT O. BENER’İN ESERLERİ

Öykü
Dost (1952)
Yaşamasız (1957)
Siyah-Beyaz (1993)
Mızıkalı Yürüyüş (1997)
Kara Tren (1998)
Kapan (2001)

Oyun
Ihlamur Ağacı (1962)
İpin Ucu (1980)

Roman
Buzul Çağının Virüsü (1984)
Bay Muannit Sahtegi’nin Notları (1991)

Ödülleri
Ihlamur Ağacı ile 1963 Türk Dil Kurumu Tiyatro Armağanı
İpin Ucu oyunuyla 1980 Abdi İpekçi Armağanı (paylaştı)
2005 İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı (Vefatı nedeniyle eşi Ayşe Bener tarafından kabul edildi.)

Genel | 0 Comments

   



Fransız Yazar ve Filozof Voltaire’nin Hayatı ve Eserleri

VOLTAIRE’NİN HAYATI / ÖZGEÇMİŞİ

François Marie Arouet (21 Kasım 1694-30 Mayıs 1778). Daha çok mahlası Voltaire olarak tanınmıştır. Fransız devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.

Voltaire 21 Kasım 1694′te Paris’te doğdu. Asıl adı François-Marie Arouet’dir. Bir Cizvit okulunda okuyup hazcı yaşam felsefesini benimsedi burada. Daha sonraları ise zekâsı ve hoş sohbetliliğiyle Paris sosyetesinin gözdesi oldu.

1717′de ülkeyi yöneten Orléans dükünü hicveden bir yazı yazdığı için tutuklandı ve on bir ay Bastille’de yattı. Hapisten çıktıktan sonra Oedipe ve Henriade adlı trajedilerini yazarak büyük başarı kazandı. Dönemin en büyük trajedi yazarı olarak geçmeye başladığı sıralarda Voltaire ismini kullanmaya başladı.1726′da Rohan düküyle kavga etmesinin ardından beş ay Bastille’de kaldı, daha sonra İngiltere’ye sürüldü.

Burada dönemin ünlü isimleriyle tanıştı. Edebiyat akımlarıyla, bilimsel gelişmelerle ilgilendi. 1729′da Fransa’ya döndü. Döner dönmez yeni yatırımlar yaptı ve kendine bir servet edindi. Tarihe yöneldi, yeni bir türü deniyordu. Yayınladığı Felsefe Sözlüğü, Fransız siyasal rejimini eleştiriyordu. Yerleşik dinsel ve siyasal kurumları açıkça karşısına alıyordu. Bu yüzden yeniden tutuklama kararı çıktı. Bunun üzerine Voltaire, Chatelet markizinin yanına sığındı. Şatosunda edebiyat çalışmalarına ve tarih araştırmalarına devam etti.

Hayranı olduğu ve yazıştığı Prusya Veliahtı II. Friedrich tahta çıkınca, Fransız hükümeti onu yarı resmi bir görevle Berlin’e gönderdi. Voltaire yeniden yükselmişti, dostlarının yardımıyla Versailles’da tarih yazmanlığına getirildi. Yazdığı “Fanatizm veya Muhammet Peygamber” trajedisi bir oyundan sonra yasaklandı. Bu arada Fransa kralıyla arası açıldığı için Cenevre’ye yerleşti.

Yazılarıyla protestanları kızdırdı ve Rousseau ile arası açıldı. Diderot’nun “Encyclopedie” sinin cildi için yazdığı Cenevre maddesi buradaki düşünürleri kızdırınca, Cenevre’de de kalamadı. Bundan sonra İsviçre-Fransa sınırında, biri İsviçre’de diğeri Fransa’da iki malikane alarak polis takibinden kurtulmaya çalıştı.

1778′de Paristen gelen daveti kabul etti ve Irene adlı oyunun provaları için Paris’e gitti. 30 Mart 1778 günü Fransız Akademisi’ne ve Comédie Française’e kabul edildi. Mayıs 1778′de öldü.

VOLTAIRE’NİN ESERLERİ

Oedipe (1718)
Zaire (1732)
Lettres philosophiques sur les Anglais (1733)
Le Mondain (1736)
Sept Discours en Vers sur l’Homme (1738)
Zadig (1747)
Micromegas (1752)
Candide (1759)
Dictionnaire philosophique (1764)
Épître à l’Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770)

Oyunlar

Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları:
Ecossaise
Eriphile
Mahomet
Mérope
Nanine
Zaide

Şiir

Voltaire’in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir , de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır.

Felsefe

Voltaire’nin en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani “Felsefe Sözlüğü”dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire’nin rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır.

Diğer Çalışmaları

Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L’Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000′den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır.

 

Genel | 0 Comments

   




Toplam 45 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.« İlk...34...1015202530...Son »