24th Mart 2014

Şair ve Yazar Ziya Osman Saba’nın Hayatı

Genel |

ziya osman saba

Ziya Osman Saba

Ziya Osman Saba, Cumhuriyet dönemimizin şair ve yazarları arasında yer almaktadır. (1910-1957).

Hayatı  [değiştir]Mütareke yıllarında Galatasaray lisesini bitirdi. Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde çalışırken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi (1936).

30 Mart 1910 tarihinde İstanbul’da doğdu, 29 Ocak 1957 tarihinde İstanbul’da öldü. Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Muhasebecilik, banka memurluğu, Milli Eğitim Basımevi’nde düzeltmenlik, Varlık Yayınevi’nde redaktörlük yaptı. “Yedi Meşale” topluluğunun üyesiydi. Bu topluluğun şiir anlayışını, yaşamının sonuna dek sürdüren tek şairdir. Şiirlerinde çocukluk ve ilkgençlik anılarına bağlılık, yaşamın küçük mutluluklarından duyulan sevinç, acıma duygusu, iyilik düşüncesi, İstanbul sevgisi, Tanrı’ya şükran, ölüm gerçeğini kabulleniş gibi konuları, gözlemci ve dışavurumcu bir tarzla genellikle hece ölçüsüyle, ama kimi zaman serbest ölçüyü de kullanarak işlemiştir.

 

Edebiyat 

 

İlk şiiri Serveti Fünun dergisinde çıkan Saba, dergideki arkadaşlarıyla Yedi Meşale Topluluğu’nu kurdu. Yazı ve şiirleri Varlık dergisinde yayınlandı. İçe dönük bir yazar olan Ziya Osman Saba şiirlerinde aile sevgisi, kadere boyun eğiş, kulluk, küçük mutluluklarla yetinme, yoksulluk karşısında duyulan utanç ve merhamet gibi temaları işledi, hikayelerinde ise genellikle geçmiş yaşamın özlem ve acısını birarada vermeye çalıştığı görülür.

 

 

Şiirleri 

 

Geçen Zaman

ll

Sebil ve Güvercinler

Çocukluğum

Ahret

Artık Yaşamak İçin

Beyaz Ev

Bilemiyorum

Eller

İstanbul

 

Hikaye kitapları 

 

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi

Değişen İstanbul

 

 

 

 

BAHARI BEKLERKEN YAZILMIŞ ŞİİR

 

O günü görmek için sade bekleyeceğiz,

Göreceğiz bir sabah yeşil tomurcukları.

Hazırlanıyor gibi, gökyüzü, ufuk, deniz,

Bir sabah dökülecek baharların baharı.

 

Bu bahar yalnız mesut günler taşımaktadır,

Başbaşa kalacağız kenarında bir suyun,

Göz alabildiğine yeşil uzanan çayır,

Bir saadet içinde sessiz otlayan koyun.

 

Bu bahar güleceğiz en içten bir sevinçle,

Bir melek ordan bize uzatacak elini.

-Beni bırakma kalbim, kalbim sen bana söyle.

Ümitlerin en güzelini!..

 

SESSİZLİK . .

 

Biz o kadar ağladık ki beraber,

Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik.

Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik

Yavaşça alçalarak, yavaşça bizi dinler.

 

Etrafta kalan sesler kesildi birer birer.

Hatırlamaz olmuşum, her şey uzakta, silik.

Yalnız senin vücudun… Ah içte bir içimlik

Bir su gibi ellerin avucumda serinler.

 

Vücudunun gölgesi bak yerde gölgemle bir,

Yeni bir nefes gibi sessizlik göğsümdedir.

Sessizlik içerime doluyor yudum yudum.

 

Dolu bir yelken gibi göğsümde genişleyiş,

Ve öyle için için, ve öyle geniş geniş.

Ben hiç bir şey duymadan, ben yalnız seviyorum..


   


Bu konu www.okulevi.com tarafından 18:19 Pazartesi, Mart 24th, 2014 de Genel kategorisinde oluşturulmuştur. Bu konuyu sitenizde yayınlamak için RSS 2.0 yi tıklayın. Responses are currently closed, but you can trackback from your own site.

Yoruma Kapalı